|
|
|
İlçemiz |
Kültürel Durum -
Geleneklerimiz |
|
HIDIRELLEZ (Hızır – İlyas)
|
|
Her yıl Mayıs ayının ilk
Pazar gününden başlayarak üç hafta devam ederek
hıdırellez kutlanır. Bir çok satıcı ve işportacının
doldurduğu bu alana halk gelerek türlü çerez ve
yiyecekler alır. Daha sonra da karşı tepelere çıkarak
kestaneliklerin koyu gölgesinde piknik yapar.
Hıdırelleze özel toplanan kestaneler çıkarılır ve
satılır. Evde yapılan ahlat, armut ve elma turşusu
hıdırellezin vazgeçilmez tatlarındandır.
Hıdırellez bir yerde evlenecek delikanlıların
gelecekteki eşlerini görüp beğendikleri seçtikleri bir
yer olarak da bilinir. Doğanın köpük köpük yeşile
boğulduğu mayıs ayında gönüllere ilk sevgi tohumları
burada atılır. |
| |
|
 |
| |
|
Hıdırellez, bir çok ailenin
kurulmasında ilk adımı oluşturmuş bu yüzden de kutsal,
hayırlı bir zaman olarak nitelendirilmiştir. Zaten
gerçek içeriğinde de Hızır ve İlyas peygamberlerin
buluşarak baharı, bereketi müjdelemesi değil midir?
Simav’ ın köylerinde de
hıdırellez büyük bir coşkuyla kutlanır. Köyler Mayıs
ayının günlerini adeta paylaşmışlardır. Her gün bir
başka köyün hıdrellezine koşulur. Köylüler için bir
bayram günüdür hıdrellez. Genç kız ve erkekler en güzel
giysilerini o gün giyerek kırlara meralara dağılırlar.
Yenilir, içilir, oynanır, eğlenilir. Dağının güzelliği
ile insanın güzelliği birbirine kaynaşır aynı duygularda
özdeşleşir. Köy delikanlıları güreş tutuşur, yarışlar
güç gösterileri yapılır. Koyun ağasının koyduğu kuzu,
dana, buzağı, koyun, keçi kazananlarca paylaşılır ama al
yanaklı bir köy güzelinin gülüşü, etek savuruşu, saç
tarayışı ödüllerin en güzelidir. Allah’ a şükredilir,
verdiği bunca nimete karşılık eller göğe açılır.
Ayrıca Hıdrellez ayında her yıl İlçemiz Belediyesinin
önderliğinde İlçe halkının maddi ve manevi katkılarıyla
“Büyük Hayır ve Toplu Sünnet Merasimi” yapılır. Bu
hayırda İlçemiz kasaba ve köylerindeki fakir insanların
çocukları sünnet ettirilir. Onlara çeşitli hediyeler
verilir. Binlerce insana yemek yedirilir, çevre hatmi ve
dualar yapılır. |
| |
|
Bayramlar |
|
Simav’ da dini bayramlar
coşkuyla kutlanır. Arife günü, son hazırlıklar yapılır,
mezarlıklar ziyaret edilir, gerekli temizliklerden sonra
bayram günü giyilecek elbiseler ütülenir, ayakkabılar
boyanır.
Arife gününün en önemli
olayı ise “Lüplüp” dağıtmaktır. Her aile şeker,
çikolata, bisküvi, çerez ve benzeri yiyecekleri önceden
hazırlar ikindi ezanı okuduktan sonra mahallenin
çocukları kollarına özel lüplüp sepetlerini takarak
“Lüplüp” diye bağırırlar. Artık kapı kapı dolaşarak
lüplüp toplanır.
Lüplüp dağıtmak, her ev
için büyük bir zevk ve mutluluktur. Böylece çocukların
bayram sevincine ortak olunur. |
| |
|
 |
| |
|
Bayramdan önce her aile,
Simav’ ın ünlü cevizli çöreği yapar. Mahalle
fırınlarında pişirilen cevizli çöreğini ve baklavayı
bayram sofrasında görmemek olanaksızdır. Bayram sabahı
erken kalkılır. Erkekler bayram namazına, kadınlarda
bayram sofrasının hazırlığına başlarlar. Bayram
namazından çıktıktan sonra da evdekilerle aile içinde
bayramlaşılır.
Kurban bayramı ise, kurban
kesilir ve kurbanın etinden, ciğerinden sabah kahvaltısı
hazırlanır yemekten sonra, küçükler büyükleri ziyaret
eder ve bayramını kutlarlar. Yolda, çarşıda, işyerinde
her yerde bayramlaşmak mümkündür. Tanısın tanımasın her
gören birbirinin bayramını kutlar.
Yaşlılar, yoksullar,
hastalar, kimsesizler ziyaret edilir ve çeşitli bayram
hediyeleri götürülür. Hatta gibilerin bir takım
ihtiyaçları bayram öncesinden sağlanır. Büyük bir
dayanışma ve yardımlaşma görülür.
Ramazan bayramının ilk üç
günü ramazan davulcusu kapı kapı dolaşarak bahşiş
toplar. O ünlü cevizli çöreklerin bir tanesi de ramazan
davulcusuna ayrılır. Ayrıca para ve çeşitli giyim
eşyaları bahşiş olarak verilir. |
| |
|
Evlenme Gelenekleri |
|
Simav’
da yüzyıllardır değişmeyen geleneklerin çoğu evlenme ile
ilgili olanlardır. Görücülük, söz kesme, nişan, nişan
duası, kına, düğün ardı sıra, tıraş düğünü, kız hamamı
gibi evlenmeyle ilgili gelenekler, bozulmadan günümüze
değin süre gelmiştir.
Simav’ da
erkekler küçük yaşta evlendirilmez onun askerden
dönmesi, okulunu bitirmesi ya da bir iş güç sahibi
olması beklenir. Zaten önünde işi gücü olmayana kız
verilmez. Ancak oğlunu iş sahibi yapan anne ve babalar
göğüslerini ger gere kız istemeye giderler. Kızlar
içinde kural aynıdır, okulunu bitirmesi eli tutar olması
beklenir.
Eskiden
evlenecek delikanlı babasının ayakkabısını kapı eşiğine
çakar ya da ayakkabısına lokum koyarmış, böylece
evlenmek istediğini belli eder, evliliğe hazırlanmış.
Günümüzde ise, evlenme isteği daha çok anne ve babadan
gelmektedir. Oğullarının mürüvvetlerini bir ana önce
görmek arzusuyla yanan anne ve babalar, oğullarına uygun
bir gelin adayı ararlar. Bu konuda eş – dost ve
akrabalarda görevlendirilir. Onlarında önerileri ile
birkaç gelin adayı saptanır. Bu arada gerekli araştırma
da yapılarak bu gelin adaylarının her türlü özellikleri
öğrenilir. Evlenecek oğlana, yani damat adayına bayram,
düğün, hıdrellez gibi topluca bulunulan törenlerde
kızlar gösterilir. Simav’ da kızla oğlanın anlaşarak,
ailelerinden habersiz evlenmeleri biraz zordur. Kızla
oğlan anlaşmış bile olsalar, ailelerinin rıza göstermesi
gerekir. Kız kaçırmak yada kızın oğlana kaçması çok
ayıplanana hiç de hoş karşılanmayan bir olaydı. |
|
|
|
Gelin adayı
olarak seçilen kızın evine önce görücü
olarak gidilir. Kız böylece daha
yakından görülmüş olunur. Evlerinin
düzeni, temizliği, aile yaşantıları
incelenir. Hatta işi daha da ileri
götürüp bir bahane ile kızı Eynal’ da ki
kadınlar hamamına götürürler, vücudunda
her hangi bir özrü olup olmadığını
gözlerle. Kız beğenildiyse bu kez
dünürcü olarak gidilir. Kadınlardan
oluşan topluluk kızın evine giderken,
oğlanın babası ve yakınları da kızın
babasına gider. Her iki tarafta
niyetlerini açıkça söyler ve “Allah’ ın
emri, Peygamberimizin kavli ile kızınızı
oğlumuza istiyoruz” derler.
Kız tarafı
bu ilk gelişte kesinlikle söz vermez.
“Kızı bir isteyişte aldık” demesinler
diye ve “kız evi naz evi” özdeyişine
uyarak, naz üstüne naz ederler. Fakat bu
arada gönülleri vermekten yana ise,
dünürcülere hoş bakma, ikramda bulunmak
gibi davranışlarla onlara yeşil ışık
yakarlar. Bu durumdan umutlanan oğlan
tarafı ard arda kız evine dünürcü
gönderir. Dünürcülüğe her gidişte
kolonya, lokum, pasta, çay, şeker gibi
hediyeler götürülür. Bu resmi gidiş
gelişlerden başka özel olarak kız
evi ile oğlan evi arasında gerekli
ilişkileri kuran ve dünürcülüğe öncülük
eden biri vardır ki buna dünür başı
denir.
Dünürcülüğe
genellikle hayırlı akşam olması
nedeniyle Cuma akşamları gidilir. Gelen
dünürcülere kız verilmek istenmiyorsa “
Kızımız daha küçük, düğüne hazırlıklı
değiliz, kızın daha çok eksiği var,
önünde evlenecek ağabeysi var” gibi
sözlerle niyetlerini belli ederler.
Ayrıca ikramda bulunmazlar. |
|
|
Büyük Hayır ve Sünnet Töreni |
|
Geleneksel olarak her
yıl Mayıs ayında Belediyemiz
tarafından büyük hayır ve sünnet
töreni yapılmaktadır. Bu yıl 65
fakir ailenin çocukları toplu olarak
sünnet çocukları aileleriyle
birlikte Eynal Kaplıcaları’ na
götürülerek yıkanırlar. |
|
|
|
|
|
|
|
Akşama sünnet düğünü
yapılır. Çocuklara sünnet giysileri
giydirilir, cumartesi günü folklor
gösterileri, davul, zurna eşliğinde
yapılır. |
|
Aynı
gün arabalara bindirilmek suretiyle
Simav sokaklarında gezdirilir. Akşam
olunca sünnet töreni başlar. Sünnet
olan çocuklar kendileri için
hazırlanan süslenmiş yataklarına
toplu halde yatırılırlar. Pazar günü
ise yemek daveti verilir. Kuran ve
ilahi okumak suretiyle topluca dua
edilir. Tüm halkımız çevre ve yöre
insanları kadın erkek, çoluk çocuk
bu davete katılır. |
|
|
|
|
|
|
|
|